14 Ekim 2016 Cuma

ESKİ ZAMAN TÜRKÜSÜ



ESKİ ZAMAN TÜRKÜSÜ

Kaç gece tutuştum bir bilsen
Kor yapmışken düşlerimi
Doğmadı ay bedenimi söndürmeye
Gökyüzü gibiydim oysa
Bir ay eksik kalmıştı tamamlanmaya
Ve ben doğsun istedim o ay
Kucaklayayım siyah rengimle

Bir sigara çeksem derinlerime
Bir ay baksa yüzüme gecede
Üflediğim nefesimde
Ay titrese şehvetiyle

Şimdi kuytusuna çekildi kem gözler
Kelepçeye mahkûm kaldı yürekler
Ve sen ay
Doğmadın yeniden geceme

Tüylerim mahsun
Hücrelerim bir bir ölmekte
Oysa açıktı kapım
Çalmadan girseydin içeriye
Ve doğsaydın bedenime
Ne fark ederdi ha gündüzde ha gecede

Zaten tüm sevilerim hazır
Yıldızlara inat
Sarayım seni sevgilerimle
Acabaların yok olsun beyninde
Şüphe kalmasın hislerinde
Alıcı bakarsan gözlerinle
Uyanmış bedenimdeki tüm hisler
Ayyuka çıkıyor iç çekmelerim
Derinleşiyorsa nefeslerim
Düşümde bir ay kucaklıyorsa maviliği mi
Sebebi özlemlerim

Artık sonunu açık bırakıyorum mısraların
Ve pamuk tenine dokunuyor nefesim düşlerimde
Ürperen tüylerin iç çektiriyor şehvetime
Sabaha dönerken gece
Sana uyuyorum kaparken gözlerimi
Nefesim nefesine değiyor
Koyuyorum yastığa başımı
Sabaha erecek dudaklarım seninle
Bir eski zaman türküsü gibisin
Dolanıyorsun bedenimde...


Mustafa Yılmaz

Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder