7 Ekim 2016 Cuma

YOKLUĞUNDA


YOKLUĞUNDA

Buzdan tabutlarda uyandım yokluğunda,
Mor dudaklarım hissiz
Buz tutmuş kirpiklerim göz yaşlarıyla
Ve sen yoksun ya
Cehennem ateşleri bile ısıtmaz dünyada
Hala nefes alıyorken varlığına
Ne zor bir elveda

Durmayın söyleyin bana
Neden solmuş kır çiçekleri ovalarda
Kuşlar uçmaz olmuş semada
Uç uç böceği konmuyor dalıma

Yollar eskimiş
Sokaklar buhranda
Çatışma yeri sanki göğüs çeperim
Olmuyor çare hiç bir merhem yarama
Henüz tanışmamışken ölüm meleğiyle
Neden ruhum semada

Daha musallaya bile serilmemişken tenim
Sahte ağlamalar duyuyorum kulaklarımda
Hissizim
Kırık tüm kemiklerim sanki
Bulamıyorum yüreğimi yerinde
Hani gidersen bir gün
Bir onu bırak demiştim ya

Umutsuzum artık ev mezarımda
Dişlerim kan seviyor
Zira sürekli dudaklarımda

Tırnak altlarım dolu delillerle
Ben öldürdüm sinemi
El darbelerimle
Dolaylı suç ortağımsın biliyorsun
Sen azmettirdin yokluğunla

Şimdi tüm güzel duygularım karşımda
Bir bir koparıyorum can damarlarını
Telgraf tellerine asacağım kötü duygularımı da
Görürsün başını kaldırdığında
Olur ya dönersen belki geri
Yüreğimi de bırak
Malum hala boş yeri...

Mustafa Yılmaz

Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder