YOKLUĞUNDA
Buzdan tabutlarda uyandım
yokluğunda,
Mor dudaklarım hissiz
Buz tutmuş kirpiklerim göz
yaşlarıyla
Ve sen yoksun ya
Cehennem ateşleri bile ısıtmaz
dünyada
Hala nefes alıyorken varlığına
Ne zor bir elveda
Durmayın söyleyin bana
Neden solmuş kır çiçekleri
ovalarda
Kuşlar uçmaz olmuş semada
Uç uç böceği konmuyor dalıma
Yollar eskimiş
Sokaklar buhranda
Çatışma yeri sanki göğüs çeperim
Olmuyor çare hiç bir merhem yarama
Henüz tanışmamışken ölüm meleğiyle
Neden ruhum semada
Daha musallaya bile serilmemişken
tenim
Sahte ağlamalar duyuyorum
kulaklarımda
Hissizim
Kırık tüm kemiklerim sanki
Bulamıyorum yüreğimi yerinde
Hani gidersen bir gün
Bir onu bırak demiştim ya
Umutsuzum artık ev mezarımda
Dişlerim kan seviyor
Zira sürekli dudaklarımda
Tırnak altlarım dolu delillerle
Ben öldürdüm sinemi
El darbelerimle
Dolaylı suç ortağımsın biliyorsun
Sen azmettirdin yokluğunla
Şimdi tüm güzel duygularım
karşımda
Bir bir koparıyorum can
damarlarını
Telgraf tellerine asacağım kötü
duygularımı da
Görürsün başını kaldırdığında
Olur ya dönersen belki geri
Yüreğimi de bırak
Malum hala boş yeri...
Mustafa Yılmaz
Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder